Tevhid-i Tedrisat Kanunu nedir

Tevhid-i Tedrisat Kanunu nedir

Genel Kültür
Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1982 anayasasında 174. maddeyle koruma altına alınan inkılap kanunları arasında yer almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti’nde eğitimin temel kanunu kabul edilerek daha sonra çıkarılan kanunlara esas niteliğindedir. Bu kanun; Türkiye’de eğitim alanında reform yapabilmek, millilik, laiklik, modernlik esaslarını hayata geçirebilmek için eğitim kurumlarının birleştirilmesine ihtiyaç duyulması nedeniyle hazırlanmıştır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ayrıca tekke ve zaviyelerin kapatılması, Osmanlı harflerinin kaldırılıp Harf Devrimi’nin yapılması gibi diğer bazı Atatürk devrimlerinin gerçekleşmesi için de gereken altyapıyı sağlamıştır. Hilâfetin kaldırılmasına dair kanun ve Şeriye ve Evkaf Vekaleti’nin kaldırılması hakkında kanunlarıyla aynı gün çıkarılmıştır. 19. yüzyıla kadar Osmanlı toplumunda eğitim öğretim faaliyetleri çoğunlukla devletin görev kapsamında bulunmuyordu. Batılılaşma sürecine girildikten sonra devlet, ülkede pek çok batılı tarzda eğitim kurumu kurmuştur. Bu kurumlar ile birlikte eski eğitim kurumları faaliyetlerini devam ettirmiştir. Devlet, şahıs ve dernekler tarafından ilköğretim düzeyinde “iptidai” adlı ilkokullar kurulmasını ve modern öğretim tekniklerinin uygulanmasını desteklerken bu okullarda öğretmenlik yapmak üzere öğretmen yetiştiriyordu. Ancak köy ve mahalle imamlarıyla eşlerinin yönetiminde bulunan ve çoğu vakıf kuruluşu olan sıbyan mektepleri ile mahalle mekteplerine dokunulmamıştı. Ortaöğretim ve yükseköğretimde ise modern tarzda rüştiyeler, idadiler, sultaniler, yüksekokullar ve Darülfünun açılırken vakıf kuruluşları olan medreselerden devlet desteği çekilmiş ancak kapatılmamıştı. İki farklı tarzı benimseyen kurumlardan birbirine zıt görüşlere sahip kişiler yetişmekteydi. Bu durum, toplumda bir ”mektep-medrese ikiliği” doğmasına neden olmuştu. Aynı zamanda yabancı okullar da (misyoner okulları, azınlık okulları ve kolejler) eğitim alanında faaliyet göstermekteydi. Kısacası Osmanlı’dan devralınan bu eğitim-öğretim sistemi, farklı eğitim tiplerinin bir arada var olduğu bir yapıya sahipti. Ulusal nitelikli yeni toplum düzeninin herkes tarafından kabul edilmesi için tüm eğitim kurumların tek bir merkeze bağlanması ve tek esasa göre yönetilmesinin gereliliği baş göstermişti. Tevhid-i Tedrisat Kanunu nedir #1 Kurtuluş Savaşı yıllarında milli mücadelenin lideri Mustafa Kemal, 7 Aralık 1922 tarihli basın bildirisinde, Halk Fırkası’nı kuracağını açıklayarak fırkanın dokuz maddelik programını tanıtmıştı. Bu bildiride medreselerin kaldırılması düşüncesi ilk kez açık olarak ortaya konuldu. 2 Mart günü Halk Fırkası’nın grup toplantısında 3 ayrı yasa tasarısı hazırlandı. “Şer’iye ve Evkaf Vekaleti’nin lağvı ve Diyanet Reisliğinin teşkili” hakkındaki kanun müzakereleri kabul edildikten sonra Tevhid-i Tedrisat yasa tasarısı Saruhan Mebusu ve Maarif Vekili Vasıf Bey ve 57 arkadaşının imzasıyla gündeme getirildi. Kanunun gerekçesi şu sözlerle ifade edilmişti: “Bir millet bireyleri ancak bir eğitim görebilir. İki türlü eğitim bir ülkede iki türlü insan yetiştirir. Bu ise, duygu ve düşünce birliği ile dayanışma amaçlarını tamamen yok eder.” Ertesi gün, kanun tasarısı meclise sunuldu. 429 sayılı Şeriye ve Evkaf Yasası’nın kabulünden sonra Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 3 Mart 1924 günü TBMM Genel Kurulunda 430 Kanun Numarası ile kabul edildi. Tevhid-i Tedrisat Kanunu nedir #2 Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun uygulanması ile Maarif Vekili Vasıf Bey görevlendirildi. Kanun, eğitimin temel kanunu olarak kabul edilerek daha sonra çıkarılan bütün kanunlara esas teşkil etti. Tevhid-i Tedrisat Kanunu maddelerinde mahalle mektepleri ve medreselerin kapatılması yönünde bir ifade yer almıyordu. Ancak Maarif Vekili Vasıf Bey, Mayıs ayında bir genelge yayımlayarak “Bakanlığı’nın elindeki ilkokulların hiçbirinde meslek dersleri okutulamayacağı, bunun öğretimin birleştirilmesine aykırı olacağı gerekçesiyle” mahalle mekteplerini ve medreseleri kapattı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulünden bir süre sonra “Türkiye’de sadece Müslüman vatandaşların olmadığı, Müslüman olmayan Türk vatandaşlarının da dinsel gereksinmeleri ve vicdan özgürlüğü olduğu” düşünülerek ilkokul programından Kur’an dersleri, ortaokul ve lise programından da din, Arapça ve Farsça dersleri çıkarılmıştır. Başlangıçta isteğe bağlı bir ders haline getirilmiş olan din dersi; ortaokullarda 1930’da, öğretmen okullarında 1931’de, şehir ilkokullarında 1933’te, köy ilkokullarında 1939’da tamamen müfredattan çıkarıldı. Tüm bu gelişmeler sonucu 1939-1948 yılları arasında din derslerinin hiç yer almadığı bir örgün eğitim deneyimi yaşandı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu nedir #3 Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile birlikte misyoner ve azınlık okulları Millî Eğitim Bakanlığı’nın denetim ve gözetimine girerek dinsel ve siyasal amaçlı eğitim yasaklanmıştır. Ders programlarına tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi, Türkçe dersleri eklenmiştir. Bu dönemde azınlık okullarında okutulan kitaplardan aziz resimleri çıkarıldı ve okul binalarındaki haçların indirilmesi istendi. Din esaslarına dayalı eğitim ve din propagandası yapma yasaklarına uymayan yabancı okullar kapatıldı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabulüyle askeri idadiler liseye çevrildi. Ancak askeri okullar 1925 yılında çıkarılan bir yasa ile yeniden Millî Savunma Bakanlığı’na bağlandı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu nedir #4 Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1961 anayasasının “Devrim Kanunlarının Korunması” başlıklı 153. Maddesi kapsamında hükümleri anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz olduğu bildirilen 8 kanundan birisi olmuştur. 1982 Anayasasında ise “İnkılap Kanunlarının Korunması” başlıklı 174. Madde ile anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz olarak ifade edilen 8 kanun arasında yer almaktadır.

Kaynak: dunyaguncel.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir